5 Haziran 2026 – ABD’de Jeffrey Epstein’a yönelik yürütülen soruşturma dosyalarının kamuya açıklanması süreci, eski Adalet Bakanı Pam Bondi’nin Kongre’deki kapalı oturumda verdiği ifadelerin ardından yeniden gündeme geldi. Yeni yayımlanan tutanaklar, Epstein dosyalarının yönetiminde kimin yetkili olduğu sorusunu yeniden tartışmaya açtı.
Tutanaklara göre, Bondi, Epstein dosyalarının hazırlanması ve kamuoyuna sunulmasında sorumluluğun ABD Adalet Bakanı koltuğuna vekalet eden Adalet Bakanı Yardımcısı Todd Blanche’de olduğunu belirtti. Kongre üyelerinin soruları üzerine Bondi, “Tüm sürecin ve Epstein dosyalarının tamamının yayımlanmasından o sorumluydu” şeklinde açıklama yaptı.
ABD Adalet Bakanlığı’nın (DOJ) yaklaşık 3 milyon belgeyi kamuoyuna sunduğu, ancak eşit sayıda belgenin hâlâ gizli tutulduğu ifade ediliyor. Bu durum, hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi kongre üyeleri arasında şeffaflık konusunu yeniden gündeme getirdi. Bondi, Bakanlığın hiç bir belgeyi gizlemediğini savunarak, kalan belgelerin büyük çoğunluğunun kopya veya yasal ayrıcalık kapsamında olduğunu ileri sürdü. Ancak bazı Kongre üyeleri, belgelerin aşırı şekilde redakte edildiğini ve mağdurlara dair bilgilerin yanlışlıkla ifşa edildiğini belirterek Adalet Bakanlığı’nı eleştirdi.
Tutanaklar ayrıca Epstein’ın suç ortağı Ghislaine Maxwell’in cezaevindeki transferine ilişkin soruları da içeriyordu. Bondi, bu transferle ilgili herhangi bir etkisi olmadığını ve işlemin Cezaevleri Bürosu tarafından gerçekleştirildiğini açıkladı. Maxwell’in daha düşük güvenlikli bir tesise nakledilmesi kamuoyunda büyük tepki toplamıştı.
Öte yandan, Bondi’nin Epstein hakkında “müşteri listesi masamda” şeklindeki ifadesine de açıklık getirdi. Bu sözlerinin yanlış anlaşıldığını belirten Bondi, aslında tüm dosya arşivine atıfta bulunduğunu ifade etti. Epstein dosyalarının yönetimi ve olası siyasi sonuçları, ABD siyasetinde tartışma konularından biri olarak gündemde kalmaya devam ediyor.
