DEM Partili Doğan: ‘Henüz ortada yazılı bir taslak ve netleşmiş bir takvim yok’

Dem partili dogan henuz ortada yazili bir taslak ve netlesmis bir takvim yok sQQd5x76
DEM Partili Doğan: ‘Henüz ortada yazılı bir taslak ve netleşmiş bir takvim yok’

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, İmralı Heyeti’nin terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşme, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un siyasi parti ziyaretleri ve Meclis gündemine gelmesi beklenen yasal düzenlemelere ilişkin açıklamalarda bulundu.

İmralı Adası’nda yapılan son görüşme ve ardından gelen yorumlara işaret eden Doğan, “Günlerdir beklenen bir temastı. Heyetin yaptığı bu görüşme epeydir bekleniyordu, çünkü en son görüşme 24 Mayıs’ta yapılmıştı ve bunca süre içerisinde bir görüşmenin yapılamıyor olmasının yarattığı kaygılar, çok boyutlu bir şekilde de kamuoyunda tartışıldı” dedi.

Görüşmenin içeriği ile yasal düzenlemeye ilişkin “taslak metin sunulduğu” iddialarına değinen Doğan, şu ifadeleri kullandı:

“Öcalan ile görüşmede heyetimiz elbette yasal çerçeveye ilişkin istişarelerde bulundu ki daha önce de 24 Mayıs’ta yaptığımız görüşme sonrası açıklamada da şunu söyledik, Öcalan’ın önümüzdeki sürece, yasal çerçeveye, yeni gelişmelere ilişkin önerilerinin olduğunu, yol haritasının olduğunu ve bu önerilerin ne kadar hazırlanan taslakta görülüp görülmediğinin kamuoyunda merak konusu olduğunu burada çokça konuştuk. Niye konuştuk? Çünkü şöyle haberler, iddialar vardı, ‘Taslak Öcalan’a gitti, sunuldu, görüş ve önerileri alındı, onaylandı…’ Kimi zaman bizler bunların asılsız olduğunu söyledik. ‘Teyit için de heyetimizin gitmesi gerekli’ dedik. Neticede yapılan yazılı açıklamayla birlikte asılsız haberler olduğu ortaya çıkmış oldu.”

“HENÜZ ORTADA YAZILI BİR TASLAK YOK”

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un temaslarına atıfta bulunan Doğan, yasal düzenlemenin hazırlık aşamasında olduğunu belirterek “Çünkü Meclis Başkanı Sayın Kurtulmuş da açıkladı ki henüz ortada yazılı bir taslak yok siyasi partilerle paylaşılan. Ancak şöyle bir durum var; bu taslağın hazırlıkları için son aşamadayız diyebiliriz. Hazırlıklar tamamlanıyor. Önümüzdeki günlerde en hızlı şekilde bu taslak, üzerinde konsensüse varılmış bir biçimde, siyasi partilerin önerileri, görüşleri de alınarak; görüş ayrılıkları olsa da büyük bir siyasi uzlaşmayla Meclis’in gündemine gelmesiyle ilgili bir planlama yapılıyor. Bu planlamanın takvimi netleştiğinde tabii ki Meclis Başkanı da planlamanın takvimiyle ilgili gerekli açıklamayı yapacaktır. Yine siyasi partiler de bu konuya dair tutumlarını yeniden açıklayacaklardır” diye konuştu.

Doğan, Abdullah Öcalan’la yapılan görüşmedeki yazılı açıklamayı hatırlatarak “27 Şubat çağrısının ruhuna bağlı kalarak adım atma ve sorunu kardeşlik hukuku içinde çözmeye dönük kararlılığın sürdüğünü ifade ediyor. Bunun özellikle altını çizmemin nedeni şu: Süreç ilerliyor, durağanlık aşılmaya çalışılıyor ve sürecin monoton haline bir hız kazandırmak için herkes bulunduğu yerden yapıcı, ön açıcı çaba sarf ediyor. Sayın Öcalan da bu gayretin en başta muhataplarından biri, bu çabasını sürdürdüğünü de heyetimize aktarmış” açıklamasını yaptı.

“ÇERÇEVE YASA HUKUKİ BELİRSİZLİĞİ GİDERECEK”

Gündemdeki çerçeve yasanın önemli olduğunu vurgulayan Doğan, “Çerçeve yasa çok çeşitli isimlerle tartışılmış olsa da yeni bir evrenin ve bir dizi yeni yasal düzenlemenin startı olacak bizim açımızdan. Bu ilk düzenleme, devamında gelecek yasaların da referansı olacak. Bir başka önemli belirsizliği de gidermiş olacak aslında. İki yıllık süreçte en çok tartışılan konuyu, hukuki belirsizliği gidermiş olacak. Güven meselesi de en çok bunun üzerinden tartışılıyordu. Dolayısıyla süreci kurumsal anlamda güvence altına alacak bir yasal çerçeveden bahsediyoruz” ifadelerini kullandı.

Doğan, Meclis’in sürecin merkezinde yer aldığını belirterek “Meclis, ‘Barış ve Demokratik Toplum’ sürecinin merkezinde, tam da kalbinde yer alıyor. Çözümün adresinin parlamento olduğunu yıllardır söylüyoruz. Nihayet yine fikir ayrılıkları olsa da ki olması gereken de bu zaten, doğal olan bu görüş ayrılıkları var ve bunlar üzerine istişareler yapılıyor. Bu istişareler neticesinde de konsensüse varılmaya çalışılıyor” dedi.

Çerçeve yasanın Meclis gündemine geliş takvimi ve iddialara ilişkin olarak Doğan, şunları söyledi:

“Henüz netleşmiş bir takvim yok ama Meclis’in çalışma süresi göz önünde bulundurulduğunda en seri şekilde Meclis gündemine gelmesi, Adalet Komisyonu’nda üzerinde uzlaşılmış bir metinle yola çıkılması ve Genel Kurul’da da bunun bir büyük siyasi uzlaşmayla tamamlanması, başarıya ermesi yalnızca talep değil, geldiğimiz aşamada bir planlama artık. Ancak henüz netleşmiş bir takvim yok, tarafımıza iletilmiş bir takvim yok. Yine dün çıkan bazı haberlerde Meclis Başkanı’nın Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda bulunan siyasi partilerin grup koordinatörleriyle bir araya geleceğine ilişkin bir haber vardı. Henüz bununla ilgili de planlanmış ve partimize iletilmiş yine bir takvim yok.”

“TEK BİR YASA DEVASA BİR SORUNU TEK BAŞINA ÇÖZEMEZ”

Sürecin geçmiş evrelerini hatırlatan Doğan, şöyle devam etti:

“Son iki yılda Barış ve Demokratik Toplum süreci çok önemli evreler geçirdi.. Bazılarını da hatırlatmak isterim: Biri 27 Şubat çağrısı, Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı çok önemli bir çağrıydı. Akabinde hemen hızlıca bir ateşkes kararı geldi. Ateşkesten sonra örgüt kongreyi topladı ve PKK’yi fesih kararı takip etti bunu. Sonra silahlar yakıldı biliyorsunuz. Sonra Meclis Komisyonu kuruldu. Sonra bu komisyon Adada Öcalan’ı ziyaret etti. Yine Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak raporu çıktı ortaya. Şimdi de bir yasa yapımı aşamasındayız. Tüm bu evreler sürecin kritik olduğu kadar tarihi ve önemli evreleriydi. Şimdi hazırlıkları tamamlanmak üzere olan yasa ise demokratik çözümün itici gücü olacak bundan sonrası için. Tabii ki tek bir yasa, ilk günden beri söylediğimiz gibi, 100 yıllık devasa bir sorunu tek başına çözemez. Ancak öyle iyi bir başlangıç yapılabilir ki öyle sağlam bir başlangıç yapılır ki bundan sonra demokratik çözümün önünü açar ve demokratik çözümü kalıcı hale getirir.”

Demokratikleşme adımlarının devam etmesi gerektiğini vurgulayan Doğan, “Demokratik siyaset alanının genişletilmesinden bahsediyoruz. Yerel demokrasinin güçlenmesinden bahsediyoruz. Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu demokrasinin hepimizin hayatından nasıl yoksun kaldığımızı gösterdiği noktalar bunlar. Yerel demokrasinin güçlü olmaması, zayıf olması, demokratik siyaset alanının dar olması ve bunun genişletilmesi, yargı reformu, ifade özgürlüğü ve toplumsal, demokratik bütünleşmeye kadar varan pek çok başlık önümüzde duran önemli meseleler olacak” dedi.

“SPEKÜLASYONDAN ÇOK GERÇEK BİLGİ VE POZİTİF DİL GEREKİYOR”

Doğan, süreçte kullanılan dile özen gösterilmesi gerektiğine dikkati çekerek şunları kaydetti:

“Henüz ortada olmayan bir yazılı taslakla ilgili tahminlerde bulunmak bazen süreçte negatif etkiler yaratabiliyor. Bu süreç ne kadar yasal anlamda yaşamsal değeri önemli bir evreye girdiyse, dille ilgili de burada yine bir uyarıda bulunmak istiyoruz, öyle önemli bir evreye girdiğini düşünüyoruz. O yüzden ciddiyet gerektiriyor bu evreye yaklaşım, sakinlik gerektiriyor bu evreye yaklaşım, sükunet gerektiriyor bu evreye yaklaşım. Spekülasyondan çok kaynağından edinilmiş gerçek bilgi ve gerçekçi yaklaşım gerektiriyor, pozitif bir dil gerektiriyor. Eğer biz ülkeye dönüşten bahsediyorsak ki tam olarak kastımız bu, ülkeye dönüş, o halde bundan korkulmamalı, aksine bunun için daha çok cesaret gösterilmeli ve daha kapsayıcı, daha kucaklayıcı, daha yapıcı bir dil konusunda da özenli olmak gerekiyor, titiz yaklaşmak gerekiyor.”

Silahların tamamen devre dışı kalmasının önemine değinen Doğan, “Silahların tümden devre dışı kalması çok önemli. Biz en başından beri şunu söylüyoruz, şiddetten demokratik siyasete geçiş diyoruz. Silahların kalıcı bir biçimde devre dışı kalması için hukuki zeminin sağlam bir hale getirilmesinden ve hukuki zeminle bu sürecin güvence altına alınmasından bahsediyoruz. Şiddetten demokratik siyasete geçiş ve ülkeye dönüş neyi gerektirir? Aynı zamanda birkaç adım daha öteye geçmeyi gerektirir” diye konuştu.

EŞ GENEL BAŞKANLAR SİYASİ PARTİLERİ ZİYARET EDECEK

Doğan, DEM Parti Eş Genel Başkanlarının gelecek hafta yürüteceği görüşme trafiğine değinerek, şu bilgileri paylaştı:

“Eş Genel Başkanlarımız pazartesi günü itibarıyla siyasi partileri ziyaret edecekler. Muhalefetinden iktidarına herkesle konuşmak, görüşmek, fikir alışverişinde bulunmak, yeni evreye ilişkin istişarelerde bulunmak ve bilgilendirmeler yapmak partimizin, biliyorsunuz, süreç başladığından bu yana önemsettiği, dikkate aldığı ve periyodik olarak yapmaya çalıştığı birtakım ziyaretler. Bu kapsamda farklı siyasi partilerle, ilgili taraflarla, çeşitli farklı toplumsal kesimlerle görüşmelerimizi sürdürmeye devam ediyoruz. Eş Genel Başkanlarımız da bu kapsamda önümüzdeki hafta birtakım görüşmeler yapacaklar. Bunlar demokratik çözümün, toplumsal ve siyasal zeminin güçlenmesi için yapmamız gerekenler.”

yok

Author: Yusuf Koç