Anne kız gezginlerimiz Göcek’te…

Küçükken tatilin tamamını yazlıkta geçiren şanslı çocuklardandım ben. Denize, güneşe öyle bir doyardık ki kapkara olurdum. Çalışan anne-babaların çocukları maalesef artık bu kadar şanslı değil. Kızım Lorin de onlardan biri. Bu yüzden her fırsatta, iki günlüğüne bile olsa soluğu deniz kıyısı bir yerde alıyoruz, İstanbul dahil. Kendisi 3 yaşında küçük bir gezgin. Herkes iyi bilir ki çocukla seyahat pek kolay değildir. Bu küçük gezginle seyahatlerimizi bundan sonra burada sizlerle paylaşacağım. Bazen otel, bazen kamp, bazen karavanda olacağız… İlk rotamız Göcek ve muhteşem koyları. Dalaman Havalimanı’ndan yaklaşık 20 dakika. “Göcek’in nesi güzel” sorusuna vereceğim ilk cevap koyları olur. İster size özel bir tekneyle açılın, ister günübirlik turlara katılın ama muhakkak koyları gezin.

Bir gecelik tur yaptık

Başlangıç olarak bir gece konaklamalı bir tekneyle açıldık. Çok şükür deniz tutmadı Lorin’i… Yüzme bilmeyen çocuklarla tekneden denize girmek zor ama kolluk ya da simit işinizi kolaylaştırır. Bir de küçük bir şişme havuz atarsanız bavula, teknedeyken içine su doldurup ona özel bir havuz yaratmanız beş dakikanızı alır. Teknede çocuklar için seçenek az. Ben de giderken sıkılır mı tedirginliği yaşadım ancak tüm gün deniz ve güneşte olmak öyle bir yorulmasını sağlıyor ki akşam erkenden uyuyakaldı.

Denizin üzerinde bizi kurtaran ‘market tekne’

Tekne tatili için diğer endişemse kıyıdan uzak olmaktı… Sütü bitebilir, dondurma diye tutturabilir, evde kesin bir şeyini unuturuz ve onu isteyebilir diye düşünüyordum. Ancak CarrefourSA’nın Göcek koylarında dolaşan market teknesini görünce rahatladım. Koy koy dolaşıyorlar ya da siz teknenizdeki bota binip açık denizde onların yanına gidiyorsunuz. Bunlar mümkün değilse de sipariş veriyorsunuz, teknenize getiriyorlar. Üstelik karadaki market fiyatına.

Tekne turumuzdan sonra koyları gezmek için Göcek’teki Dalya Life Göcek Otel’de kaldık. Burası çocuklarla çok rahat edebileceğiniz lüks bungalovlu butik bir otel. Yemyeşil sığla ormanı içinde. Sayısız meyve ağacından meyve, Dalya tarlasından sebze toplayabiliyorsunuz. Havuzu da sığ başlayıp ilerleyince derinleşiyor, çocuklar epey mutlu.

İnlice temiz ve uygun fiyatlı

Biz ilk günümüzü Göcek’e çok yakın İnlice Koyu’nda geçirdik. Bir sonraki gün Katrancı Koyu’na gittik. İnlice ne kadar güzel ve uygun fiyatlıysa Katrancı bir o kadar kalabalık ve kötü işletme mağduru. İnlice’deki tesisi belediye işletiyor, son derece temiz. Fiyatlar özel plajlara oranla gerçekten çok uygun. Soyunma kabinlerinden tuvaletlere kadar her yer devamlı yıkanıyor. İsterseniz şezlong ve şemsiye kiralayabilir ya da sandalyelerinizi yanınızda götürebilirsiniz. İçeride çocuk parkı ve plaj voleybolu alanı var. Suyu ılık, deniz kıyısı kumluk, tabanı çakıllı. Deniz kısa sürede derinleşiyor, çocuklara dikkat!

Katrancı Koyu’nda İnlice’deki gibi rahat edemedik. Kapalı bir koy olduğu için denizi çoğunlukla dingin, hem kıyısı hem de tabanı kum. Çocuklu ailelerin de çokça tercih ettiği bir yer ancak sezonda son derece kalabalık. İçerideki işletme özel ve rakipsiz olduğundan fiyatlar epey pahalı. Küçük çay 9, Türk kahvesi 25, tost 55 lira.

Biz günün geri kalanını Fethiye’ye yakın olan Çiftlik’teki Karataş Plajı’nda geçirdik. İster şezlong kiralayın, ister yanınızda götürün. İşletmenin fiyatları hizmetine göre makul ve denizi çoğunlukla dingin. Suyun ısısıysa tam çocuklara göre…

Merkezde gezerken…

Göcek aslında küçük bir yerleşim. Baştan başa 10 dakikada yürünüyor. Marinasında lüks mağazalar, çarşısında hediyelik eşya dükkânları, takıcılar ve kafeler var. Şanslıysanız meydanda bir köy düğününe denk gelebilirsiniz. Biz ilk akşam Mercan Pizza’ya gittik ve yine memnun kaldık. Portakal ağaçlarının altındaki Dursun Usta et sevenler için övülen bir mekân. Denize yakın iyi bir balık restoranı arayanlar için de Can Restoran iyi bir alternatif. Dondurma tutkunu çocukların en sevdiği yer Baba Dondurma; topu 35 lira.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.