Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, 27 Şubat 2025’te yaptığı tarihi çağrının ardından devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci sürecinde, devletin atması gereken siyasi ve hukuki adımların henüz gerçekleştirilmediğini vurguladı. DEM Parti İmralı Heyeti, 27 Mart’ta Abdullah Öcalan ile gerçekleştirdiği görüşme sonrası yaptığı açıklamada, Öcalan’ın silahların bırakılması konusundaki endişelerini dile getirdiğini belirtti. Öcalan, “27 Şubat çağrımda da belirttiğim gibi silahlı mücadele dönemi sona ermiştir. Geriye dönüş yoktur. Devlet, burada yıkıcı bir faaliyet ya da güvenlik tehdidi olmadığını anlamalıdır” dedi.
Görüşmede, devlet yetkililerinin de katılımıyla yasal düzenlemelerin gündeme alındığı ve Abdullah Öcalan’ın, yasal çerçevenin “bütünlüklü ve herkesi kapsayan bir genişlikte” olması gerektiğine dikkat çektiği belirtildi. Öcalan, parçalı ve sınırlı bir yasal çerçeve oluşturulması durumunun, süreci sabote edici bir tutum olacağını ifade etti. Ayrıca, 27 Şubat çağrısı ve PKK’nin 12. Kongresi’nde alınan silahları bırakma ve Türkiye’den çekilme kararlarını da hatırlattı.
Öcalan, bu adımlarla tam bir irade gösterdiklerini ve bu iradenin aynı zamanda tespit ve teyit anlamına geldiğini vurguladı. Görüşmede, devlet yetkililerinin, Abdullah Öcalan ve PKK tarafından atılan adımlara rağmen “silahların bırakılmasının tespiti ve tescili” konusundaki söylemlerine de tepki gösterdiği ifade edildi. Öcalan, bu yaklaşımın sürecin ilerlemesine engel olacağını ve oyalama anlamına geleceğini belirtti.
Ayrıca, görüşmede yasaların çıkarılması için bir takvim üzerinde de duruldu. Nisan ayı ortalarında bu çalışmaların başlaması ve Haziran ayına kadar tamamlanması gerektiği vurgulandı. Abdullah Öcalan, sürecin nihayetinde başarılı bir şekilde ilerlemesi için acil adımlar atılması gerektiğinin altını çizdi.